Müzakereci Eğitim Programı - Yazar: Okan Dede


Bu hafta tartışmış olduğumuz konu olan müzakereci eğitim programları dönemin başından itibaren anlamlandırmaya çalıştığım en zor konu oldu. Öncelikle şu sözle başlamak istiyorum: Program geliştirme uzmanları programların teorilerine odaklanarak programların okullarda uygulanma şeklini ihmal etmektedirler. Program sadece teorik tartışmalardan ibaret değildir. Program dahilinde gerçekleşen seçimler ve bu seçimler çerçevesinde gerçekleştirilen eylemler önemlidir. Aslında program geliştirme tarihinde teoriye dayalı program geliştirme çalışmalarının başarısızlığı ortaya çıkmış ve bu durum özellikle teori odaklı program geliştirmeyi savunan program geliştirme uzmanlarını merak etmeye yönlendirmiştir. Bana göre program geliştirme çalışmalarının merkezindeki kaygısı hem bireysel hem de toplum olarak insanların kapasitesini artırmak ve öğretme ve öğrenme ile ilgili doğru kararlar vermektir. Gündelik hayatta ortaya çıkan pratik problemlerin çözümüne odaklanmalı ve programlar teorik gereklilikleri karşılamak için değil pratik problemlere çözümler bulmak için geliştirilmelidir. Program geliştirme özünde tartışmaya açık bir uğraşıdır. Fakat bu uğraşı program geliştirme uzmanlarının problemi nasıl kavramsallaştırdıklarıyla doğrudan alakalıdır. Programla alakalı problemlere alternatif çözümler üretmek bu süreçte merkezi bir noktadır. Olası çözümler programın dört ortak alanına dayanır: çevre, öğretmen, öğrenci ve konu alanı. Alternatif çözümlerin üretilmesi, katılımcıların alternatif çözümleri keşfetmesini, bu süreç boyunca program problemini veya problemlerini yeniden formüle etmesini ve değiştirmesini gerektirir. Bu süreçte özellikle öğretmenler belirsiz sorunlar için gerekli olabilecek başlıca program kararlarını vermek için yetkiye sahip olduklarını algılayamayabilirler. Fakat öğretmenler de bu sürece dahil olmalıdırlar. “Hangi alternatifler mevcut?”, “Hangi alternatifler eğitim sistemi içinde yer alan diğer kişiler tarafından ortaya çıkarılmamıştır?” gibi sorulara cevap aramak öğretmenin uğraşı alanlarından biri olmalıdır. Pratik düşünce girişimleri şu sorulara cevap verebilir. “'Nasıl davranmalıyım?”, “Ne yapılmalı?”, Hangi hareket tarzı takip edilmeli?”. Pratik düşünce amacının yalnızca belirli kararların uygulanması ya da bu karaların ifadesi edilmesi değil aynı zamanda pratik ve manevi ilkeleri benimseyen daha genel bakış açısının oluşturulması gerektiği olduğu açıktır. Program geliştirme sürecine bireyler inanç ve değerlerini de getirmektedir. Bunlar program geliştirme sürecini etkilemektedirler. Bireysel program yönelimlerinin problemi çerçeveleme ve alternatifleri oluşturma sürecinde etkileri vardır. Bu nedenle kişinin pratik bilgisi sürecin ayrılmaz bir parçası haline gelir. Kişisel pratik bilgi bireysel olarak sorunu çerçevelemeyi, önerilecek alternatifleri ve alışkanlıkları kesinlikle etkileyecektir. Dahası bu süreçte bir katılımcının çalışma prensipleri ve ilkeleri diğer katılımcıların uygulamaları ile etkileşime girmektedir. Katılımcı program geliştirme sürecine dahil olmak, bireylere geçmiş uygulamalarını gözden geçirme ve yeni uygulama prensipleri oluşturma fırsatlarını sunar. Ancak bu noktada öğretmenlerin inançları ve öğretme metotları aşılması gereken iki önemli engeldir. Alternatif yaklaşımlar ve çözümler hakkında konuşarak, söz konusu konular hakkında farklı düşüncelerle karşılaşma fırsatı bulabilirler. Bu şekilde bireyler kişisel pratik bilgilerle ilgili bilinç düzeyini artırabilirler.

Müzakerede tarafların amaçlarında ve çıkarlarında farklılıklar olmakla birlikte, tarafların bazı amaçlarında ve çıkarlarında kısmen de olsa bir bütünlük vardır. Bu nedenle, bir yandan tarafların talepleri birbirleriyle çelişirken, diğer yandan taraflar arasında ortak amaç ve çıkar alanları tarafların bir araya gelme ve farklılıkları müzakere etmeleri için bir motivasyon oluşturur. Farklılıkların etkili bir biçimde çözümlenebilmesi için tarafların ortak kararla uzlaşmaya varmaları gerekir. Müzakerede taraflar arasında çift yönlü bir iletişim ve etkileşim vardır.

Bu noktada liderlik kavramından bahsetmek gerektiğini de düşünüyorum. Hatırladığım kadarıyla bu konu üstüne derste çok fazla tartışma yapamadık. Program geliştirme sürecinde liderliğin önemini göz ardı etmemeliyiz. Çünkü program geliştirme ekibindeki lider son gelişmeleri takip ederek öğretmenlere, yöneticilere, öğrencilere bu konuda yardımcı olmalıdır ve ülkesindeki mevcut ve geçmiş program geliştirme uygulamalarını anlamalıdır. Ayrıca okul programının konusunu oluşturan davranış bilimleri ve akademik disiplinler hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Program geliştirme komitesi ise her biri seçilmiş bir alternatifin gücüne inanmak yerine yaratıcılıkları, en ümit vaat eden olasılıkları keşfetmek amacıyla kendi düşüncelerini, fikirlerini bir araya getirmelidirler. Bu sayede katılımcılık yaratıcı bir uzlaşmanın ortaya çıktığı süreç olabilir. Tam bu noktada kişilerin grup içindeki rolü devreye girmektedir. Süreçteki katılımcıların farklı ve bazen de eşit olmayan rollere sahip olabilmesine karşın eşit olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder