Currere
kavramı üzerine düşünmelerin yoğunlaştıkça, kavramın da bir nokta da temel
unsurlarından olan varoluşçuluk etrafından zihnimi yapılandırmaya çalıştım.
Ontoloji yani varlık bilgisi olan bu kavram en yalın anlamıyla var olanı, var
olan olarak ele almak (on he on) anlamına gelmektedir. Şöyle ki felsefenin bu
alanı hem currere kavramı içinde hem de bende daha içkin bir anlam ifade
etmekteydi. Yani benim zihnimdeki varlığı bu anlamdan öte bir anlamdaydı.
Araştırdığımda şu fark ettim; ontoloji aslında bizim yalnızca
ulaşabildiklerimiz ya da hakkında bilgi ettiklerimiz değil, aynı zamanda şimdi
bilemediklerimiz ve ulaşamadıklarımız da ontolojiye girmekteydi. Bunun yanı
sıra, ontoloji gelecekte olabilecekleri ve asıl özne olan ben tarafından
oluşturulabilecekleri de içine almaktaydı. Currere tam da bu felsefe alanının
tarifine uygun bir yolculuktu. Bizim kendi iç yolculuğumuzu yapmamız ve henüz
bilmediklerimize ve ulaşamadıklarımıza ulaşmamızı sağlayan bir yöntemdi.
Kaleme
aldığım Akademik Günlükler “currere” kavramının bir yansımasıydı. Kendi
otobiyografimi yazmaktaydım, kendimi özneleştirmekteydim ve kendi yolculuğumu
kaleme almaktaydım. Curriculum kavramının mastar hali olması da aslında kişinin
kendini hayatının, eylemlerinin ve bilişsel süreçlerinin öznesi konuma
getirmesinin en güzel ifadesidir. Bu durumun en güzel yansıması ise herkesin
eğitim programı tanımının ve ona yüklediği anlamın farklılaşmasıdır. Şöyle ki
kavrama yüklenen anlamdaki çeşitlilik öznelliği ve çeşitliliği göstermektedir.
Herkesin bir program anlayışı ve kavrayışı olduğu gibi, herkeste bu kavram
ontolojik olarak farklı şekillerde anlam bulmaktadır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder