Liberal Eğitim Programı (2) - Yazar: Okan Dede

Plato’ya göre aklın ilkelerini çözmek zorundayız. Bunu çözümlerken de teorik ve felsefi düşünmeye yönelmeliyiz (food for thought) o dönemlerde merak ve ilginin doğal olduğundan bahsedilmekteydi. Söz konusu bu görüşlerin ayrıştırılması ve gruplandırılması noktasında farklı düşünceler bulunmaktaydı diyebiliriz. “Hangi bilgi değerlidir?” sorusu aslında cevaplandırılmayı bekleyen en önemli sorulardan biri olarak görünmektedir. Ve buna şu şekilde cevap verilmiştir. İnsan aklını geliştiren bilginin değerli olduğu kabul edilmiştir. Ben insan aklını geliştiren bilginin en değerli bilgi olduğu fikrine katılmıyorum. Tarihte nice olaylar vardır ki insan aklının ürünü sonucu ortaya çıkan ürünlerin kötü amaçlarla kullanılıp milyonlarca insanın katledildiğini görebiliriz. Mesela Hitler’in ordusunda görev yapan subayların askeri bilgileri veya pilotların uçuş bilgileri kötü amaçlarla kullanılmış ve insanlar sırf Yahudi, engelli, suçlu vb. oldukları için insanlık tarihinde utanç sayılacak birçok zulme maruz kalmışlardır. Peki uçakların nasıl uçurulacağı bilgisi insan aklını geliştirmez mi? Dolayısıyla en değerli bilgiler kapsamına girmez mi? Dolayısıyla buradan yola çıkarak benim görüşümün en değerli bilginin insan zihnini geliştiren bilgi olmadığını belirtmek istiyorum. En değerli bilgi bütün insanlık yararına olan bilgidir (iyilik, doğruluk vb.). 


En değerli bilgileri yetişkin insanların öğrenebileceği fikri belli zamanlarda egemendi. Dolayısıyla bu düşünce üniversiteleri de etkilemiştir (Fatma Hocamızın derste bizlere gösterdiği üniversitelerin sloganları belki buna örnek olarak gösterilebilir.) Aslında bilginin peşinde koşma bir nevi liberal eğitimin temelini oluşturmaktadır. Tıp gibi alanlarda bilgi araç olarak kullanılır. Bu practical knowledge olarak kabul edilmektedir ve liberal eğitim bilgi bilgi için öğrenilir kavramından yola çıkılarak bu düşünceyi eleştirir. Felsefe bölümünde eğitimini sürdüren bir öğrenci bile nihai hedef olarak kendine KPSS’yi belirlemekte ve sonuçta bilgisini amaç olarak kullanmaktadır. Peki bu yanlış mı? Söz konusu öğrenci böyle düşünerek bilgiye zarar mı vermekte yoksa kendine onları aktarabileceği ortamı bulabilmek için çabalamakta mı? Burada nereden baktığımız çok önemli. Belki de empati yaparak çözüme ulaşabiliriz. O öğrencinin yerinde biz olsak ne yaparız? Herhalde cevap çok açıktır diye düşünüyorum. Aslında başlarda liberal eğitim kendi içinde çelişmemektedir. Daha sonraları yapılan araştırmalar sayesinde bizler çelişkilerin farkına varmaktayız. Günümüzde liberal eğitim anlayışı daha eklektik bir görünüme sahiptir. Bir yandan teori verilirken diğer taraftan uygulama boyutu da artık göz önünde bulundurulmaktadır. Fakat yine de entelektüel gelişim olmadan fayda sağlanamaz görüşü liberal eğitimin hala en temel felsefesini oluşturmaktadır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder