Eğitimi bazıları "iş" olarak
görür; okullar fabrika, öğretmenler işçi, yöneticiler de verimin artmasını
sağlayan kişilerdir. Sistematik program fikrinin temelinde bu vardır. Aklıma
"Neden böyle bir programa ihtiyaç duyulmuş ki?" sorusu geliyor.
ABD'de düzenin bozuk gittiği, göçler nedeniyle bazı öğrencilerin görmezden
gelindiği düşünülüyor ve K12 seviyesinde çalışmalar yapılarak standartlar
getirilmeye çalışıyor. Bu çalışmalardan biri "No Child Behind Left
(NCBL)". Çalışmanın hedefi öğrencileri küresel pazarda ekonomik olarak rekabet
etmeye hazırlamak. Bunun için bilimsel temelli araştırmalar yapılıyor. NCBL çalışmalarında bilimsel çalışmalar
sonunda elde edilen teknik bilginin öğrencilere öğretilmesi hedefleniyor. Bu
açıdan öğretmenin değersizleştirildiğini düşünüyorum. Sanki öğretmen bir
robotmuş gibi verilen bilgiyi aktaran, elindeki programı harfi harfine
uygulayan, programın dışına çıkmayan vb. özelliklere sahip. Öğretmenin bu
derece değersiz görülmesinin nedeni de sistematik program fikrini benimseyen
uzmanların eğitim dışından kişilerden olmaları. Aslında öğretmenlere hizmet içi
eğitimlerin verilmesi, bilimsel çalışmalara dayanan öğretim materyalleri
kullanmaları, değerlendirmeler yapmaları fikirleri güzel gibi görünse de;
öğretmenlere özerkliğin tanınmamasının eğitimde iyileşmeye değil aksine kötüye
gidişe neden olduğunu düşünüyorum. Özgür olmayan, alanına hakim olup karar
vermeyen, itiat eden, verileni uygulayan pasif kişilerin iyi öğrenciler de
yetiştiremeyecekleri; kendileri gibi itiat eden pasif bireyler yetiştireceklerine
inanıyorum. NCBL kısa süreli çözümler getirmiş belki zamanında popüler olmuş
olabilir ama geleceğe yansımasına baktığımda çok da çözümsel bir yaklaşım
olmadığını görüyorum. Günümüzde ABD'de okuduğumuz makalelerde, takip ettiğimiz
yayınlarda da görüyoruz ki eşitsizlik, adil olmama, insanları renklerine göre
ayırma devam ediyor. Ancak böyle bir konunun konuşulması, çözüm üretilmeye
çalışılması da alanda çalışmalar yapıldığını, düşünen, sorgulayan kişilerin
olduğunu gösteriyor.
WWC veri tabanında iyi çalışmalar
paylaşılıyor, takas ediliyor. Bu, fikrin gelişmesi ve paylaşılması açısından
çok güzel bir fikir bence. Eleştiri yapılabilmesi, tartışma ortamının
sağlanması öğretmenin gelişimini destekler. Bu platformda yöneticilerin de
olması ve yapılan çalışmaları kontrol etmeleri de yine öğretmenlere özerkliğin
verilmemesinin başka bir göstergesidir.
Sistematik programda değerlendirmenin
eleme amaçlı kullanılması görüşü hakim. Sınavı geçenler bir iş sahibi olurken;
geçemeyenlerle sistem ilgilenmiyor. Eğitimin insanı geliştiren yönü tamamıyla
göz ardı ediliyor. Sınavdan geçemeyenler topluma kazandırılmak için
uğraşılmıyor. Halbuki değerlendirme süreç içinde sürekli olarak yapılmalı,
planlamaya yön vermeli, öğretmene öğrencileri ile ilgili bilgi veren veriler sağlamalı,
öğretmenin öğrencisini tanımasına yardım etmelidir. Değerlendirme eğitimin her
unsuru ile ilişkili olmalıdır. Teknik bilginin öğretildiği bir ortamda
değerlendirilen de teknik bilgi olacaktır. Bu, bireyleri ezbere yöneltecektir.
Sistematik programda standardı yakalama görüşü hakim olduğundan yapılan
değerlendirmeler de merkezi olarak standartlaşmış testlerden oluşur. Aynı
testin uygulanması bireyler arasında adaletsizliğe yol açabilir, çünkü her
birey eşit olanaklara sahip değildir. Ben bazı noktalarda bu görüşten
ayrılıyorum. Öğrenciler eşit olanaklara sahip değiller ve her öğrenci kendi
içinde değerlendirilmeli ama; Türkiye gibi bu entellektüel yapıya sahip olmayan
ülkelerde standartlaşma olmazsa düzenin iyice bozulacağını ve daha adaletsiz
bir ortam oluşacağını düşünüyorum. Örneğin ülkemizde yapılan üniversiteye giriş
sınavı; eğer bu sınav olmasa çoğu insan üniversiteye giremez. Ülkemizde torpil
gerçeği var, bence torpilli olanlar eğitim alırken torpili olmayanlar eğitim
alamazdı. Bu da elit tabakanın doğmasına ve insanlar arasında ayrımın
çoğalmasına neden olurdu.
Türkiye'de sistematik programın
yansımaları çok. Eğitimde hedef davranışları belirleyerek etkinliklerin adım
adım planlanması sistematik program anlayışındaki iş analizine (Bobbitt) benziyor.
Öğretmen yeterlikleri belirleniyor (Charter), öğretmenlere performans
değerlendirmeler yapılıyor. Günümüzde herkes birini denetliyor. Denetimin
gelişimi desteklediği söyleniyor ama performansa göre işte yükselme, işten
çıkarılma bu değerlendirmelere göre yapılıyor. Bu açıdan performans
değerlendirmelerin gelişimi desteklemek yerine öğretmen üzerinde kaygı
yarattığını düşünüyorum ve yine öğretmenin değersizleşerek güvensiz bir ortamda
bulunduğuna inanıyorum.
Sonuç olarak sistematik program verimliliği arttırarak iş dünyasına daha nitelikli bireylerin yetişmesini sağlamayı amaçlıyor. Sadece teknik bilgi verilerek, öğretmen özerkliğinin olmadığı, eleme yönteminin uygulandığı bir sistemde verimli toplum yaratma isteği hayal gibi bir şeydir.
Sonuç olarak sistematik program verimliliği arttırarak iş dünyasına daha nitelikli bireylerin yetişmesini sağlamayı amaçlıyor. Sadece teknik bilgi verilerek, öğretmen özerkliğinin olmadığı, eleme yönteminin uygulandığı bir sistemde verimli toplum yaratma isteği hayal gibi bir şeydir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder