“Hiçbir insan bir başkasının birebir
aynısı değildir. Bu sebeple öğretim programlarının ve buna bağlı olarak
ölçme ve değerlendirme sürecinin “herkese uygun”, “herkes için geçerli ve
standart olması” insanın doğasına terstir. Bu sebeple ölçme ve
değerlendirme sürecinde azami çeşitlilik ve esneklik anlayışıyla hareket
edilmesi şarttır. Öğretim programları bu açıdan bir yol göstericidir. Öğretim
programlarından ölçme değerlendirmeye ait bütün unsurları içermesini beklemek
gerçekçi bir beklenti olarak değerlendirilemez. Eğitimde çeşitlilik; birey,
eğitim düzeyi, ders içeriği, sosyal ortam, okul imkânları vb. iç ve dış dinamiklerden
ciddi şekilde etkilendiği için, ölçme ve değerlendirme uygulamalarının
etkililiğini sağlamada öncelik öğretim programlarından değil öğretmen ve eğitim
uygulayıcılarından beklenir. Bu noktada özgünlük ve yaratıcılık öğretmenlerden
temel beklentidir.” (MEB, 2018).
Altı çizilen cümlede her birey için farklı ölçme ve değerlendirme sürecinden bahsetmiştir. Bana göre mantıklı. Peki ya uygulamada nasılız? Öğrencilerin adı sürekli değişen ama içeriği ve felsefesi değişmeyen tek tip sınavlara girecek olması.
Liberal eğitime eleştirel yaklaştığımızda eğitimi kapitalleştirdiğini ve bireye özgürlük adı altında kendi kapsamına almaya çalıştığını düşünüyorum. Kanser tedavisinde olduğu gibi kötü ve iyi hücrelerin birlikte yok olması.
Günlük ders saatlerinin 7 saat olması ve
öğrencilerin özellikle kısıtlı imkanlı okullarda sürekli oturmasını ise iş
piyasasına hazırlık olarak nitelendiriyorum. Öğrencilerin eylemsizliği ve uzun
süre bunu yapmalarını okullarda pekiştiriyoruz. Tabii sınıfın atmosferi her ne
olursa olsun öğretmenin elindedir ve öğretmen bu duruma çok çabuk çözüm
getirebilir. Fakat benim eleştirdiğim nokta ise daha çok özgürlükçü olmamız
gerekirken öğretmenin işinin daha da zorlaştırılmasıdır.
Beni düşündüren diğer bir noktada
kaçınılmaz olan iş piyasasına hazırlıktır. Bu durumu kaçınılmaz olarak
nitelendiriyorum çünkü günümüzde öğrencinin kendini gerçekleştirmesi iyi bir iş
sahibi olmasına bağlanmaktadır. Bu zihniyetle yetiştik ve öyle içselleştirdik
ki mesleğimizin getirdiği şartların sınırlarında yaşıyoruz.
Bu
anlamda liberal eğitimin sistemimize yansıtıldığını düşünüyorum. Bir ikilem
olarak görülen bu felsefenin iyi tarafları programlarımızda yazılmış (bireye
özgü eğitim, özgür insan vs.). Fakat uygulamada ise liberal eğitimin bireyin iş
piyasasına hazırlık kısmında (itaatkar, eylemsiz vs) oldukça başarılı olduğumuzu
söyleyebilirim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder