Liberalizm kavramını tartıştığımız ilk hafta
kafamda daha eleştirel ve liberal eğitime ilişkin daha çatışmacı bir yaklaşımım
vardı. Açıkçası bu hafta ki derste eleştirel bakış açımı bir kenarda bırakarak
yaklaştım. Çünkü konuya bu şekilde yaklaştığımda yanlış şekilde öğrendiğimi
fark ettim. Bir nevi kavram kargaşası yaşamak istemedim.
Liberalizm -
liberalizm ve eğitimin birbirinden farklı kavramlar olduğunu dile
getirdik (Arkadaşlarla bu şekilde yorumladık). Liberalizm ve eğitime ilişkin
olarak yaklaşımım farklı bir durum aldı. Tanımına ve felsefesine yoğunlaştım.
Literatürde liberalizm şu şekide tanımlanıyor: “Aydınlanma çağının yaratıcı
olan aydınlar tarafından gerçekleştirilen bu akım insanın gelişmesine engel
olan kilise baskılarına ve aristokrasi sınıfına karşılık olarak doğmuştur. Bu
akımın felsefesinde akıl, doğa, bilgi birikimi önemlidir” (Gutek, 1997). Bu
tanımla aslında derste konuştuklarımızı eşleştirmek beni netleştirdi
diyebilirim.
Peters’ a ait makalelerde liberal eğitimin
felsefesi çift yönlü olarak tartışmaya açılmıştır. “Bilgi için mi bilgi ” yoksa
“Uygulama için mi bilgi ” önemlidir. Teori mi, pratik mi?, Kuram mı, uygulama
mı? gibi değişik kelimelerle karşımıza çıkıyor. Bu anlamda yıllardır süregelen
hemen hemen her eğitime ilişkin konularda karşımıza çıkan tartışmayı bir de
liberalizm ve eğitim başlığı altında düşünelim. Bazen de bu kavramları
tartışmanın bize katkısı olduğunu fakat bir sonuca ulaştırmadığını da
düşünmüyor değilim. Belki de sonuca bağlamayacağımızı bildiğimiz halde
tartışıyor olmamız bilgimizi ortaya çıkarmamız ve Sokratik tartışma metoduyla
öğrenmemizi mi sağlıyor? Bir nevi bildiklerimizi ortaya çıkarmanın önemi yani
“Bilgi için bilgi” önemlidir, kavramının ispatlanması diyebilirim. Aslında bu
haftaki derste teori ve uygulama tartışmalarında ki düşüncelerim değişti
diyebilirim. Çünkü daha önceden esasicilik, daimicilik, varoluşçuluk gibi
kavramlara daha sıkıcı bakarken şimdi aralarındaki ilişkiyi anlamak hatta bazı
noktalarda savunucularının birbirlerini desteklediğini görmek benim
aydınlanmamı sağladı. Bu anlamda liberal eğitimi yaşayarak öğrendim
diyebilirim. Peters’in savunduğu “Bilgi için bilgi” nın sağladığı özgürleşme
duygusu beni de bu düşünceyi savunmaya itti..
Derste üzerinde konuştuğumuz Peters ve
Shcwab’ın liberal eğitime ilişkin görüşlerinin (bilgi ve uygulama paradigması)
çelişmesi ve zıt fikirleri benimsemelerini olması gereken bir durum olarak
düşünüyorum. Schwab eğitim programlarına uygulama noktasından başlamayı
öneriyor ve işe yarayan bilginin uygulamadan doğduğunu savunuyor. Ben bu duruma
net bir cevap olduğunu sanmıyorum. Fakat bu çelişkiler de olmasaydı bize
tartışacak ve düşüncelerimizi sorgulatacak bir durum da olmazdı. Aslında bu da
bize liberal eğitimi bizzat liberal eğitim olarak yapmamızı sağlıyor. Bu
çelişkilere cevap aramak, entelektüel
bir bilgi sahibi olmayı gerektiriyor. Klasikleri iyi okumak ve yorumlamak,
büyük düşünürlerin fikirlerini öğrenmek, bilgi birikimi sağlamak, aklı
geliştirmek liberal eğitimin temel felsefesidir.
Bu anlamda bu hafta ki derste bende değer
kazanan “Bilgi için bilgi” düşüncesi olmuştur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder