Currere Metodu - Yazar: Seda Şahin


Program geliştirmenin temellerini atan ve program geliştirmeye bir nevi can veren Bobbitt, Tyler ve Dewey eğitime ilişkin görüşlerini sunmuşlardır. Birbirleriyle benzer olmakla birlikte farklılıkları da mevcuttur. Tyler, Bobbit’in programa ilişkin yaklaşımından etkilenmiş bana göre daha da ileri giderek program geliştirmeye sistematik bir yön vermiştir. Dewey ise daha farklı şekilde yaklaşarak çocuğu merkeze almıştır. Bu yönüyle program geliştirmeye farklı bir bakış açısı kazandırarak dikkat çekmiştir. Aslında Bobbit ve Tyler’a ait kaynaklarda da bireye yönelik eğitim yapmaktan bahsedilmiştir. Fakat bu konuyu daha da öne çıkarıp üstüne basarak dile getiren Dewey olmuştur. Dewey ’e göre çocuk kendiliğinden ve çok hızlı biçimde faaliyettedir. Eğitimin konusu da onun faaliyetlerini kavramak ve bu faaliyetlere yön vermektir.  Dolayısıyla bireylerin eğitiminde etkin olmasını düşündüğümüz yaşam tarzlarının araştırılmasını öngörür. Onun içindir ki eğitim felsefesi tartışmaları bu anlamda dayanak noktasıdır. Nitekim okul eğitimi işi de hedef ve yöntemleri itibariyle felsefenin vereceği geniş bakış açısına sahip olmazsa fazla ileriye gidemez. Dewey eğitim hayatında ünlü düşünürlerden felsefe ve psikoloji dersleri almıştır. Fakat burada ki temel nokta Dewey’in bu fikirleri eğitime yansıtması ve bütünleştirmesi olmuştur. Yaşadığı dönem ve koşullar düşünüldüğünde bireyi merkeze alarak önemsemesi ve fikirleri doğrultusunda eserler vermesi önemlidir. Günümüzde de ortaya attığı fikir hala tartışılmaktadır.

 Dewey’i bu noktada şu anı ele almasından dolayı eleştiren Pinar ise program geliştirmede geçmişi, bugünü ve geleceği önemsemektedir. Özellikle geçmişin ihmal edilmemesini ve kişilerin geçmişi analiz ederek kendi fikirleri doğrultusunda bugünün sentezini oluşturmalarında önemli kılmaktadır. Ben Dewey’in bireyi merkeze almasını oldukça önemli bulmakla beraber yeni bir program anlayışı geliştirmede de geçmişin detaylı şekilde irdelenmesi konusunda Pinar’ı önemli buluyorum. Pinar akademik disiplinleri önemser ve bu disiplinleri bir araç olarak ifade eder. Ne oluyor? Ona bakmamız gerekir diye programa sorgulama anlayışı kazandırmıştır. Bu anlamda Pinar’ın akademik disiplinleri ihmal etmemesini değerli buluyorum. Çünkü günümüz toplumunda ne geleneksel ne de özgürlükçü eğitimcinin öğrencinin iş yetkinliği kazanmasında akademik disiplinlerin öğrenilmesini yok sayabileceğini düşünmüyorum. Freire’e göre öğrencilerin hayatta kalabilmek için gereksindikleri bilgiyi yok sayarak toplumu değiştirmek mümkün değildir, görüşü de bu durumu destekler niteliktedir.

Yukarıdakilerden hareketle literatürü incelediğimizde birbirini desteklemekle birlikte birbirleriyle çelişen, zıtlaşan ve paradigma oluşturan eğitim ve eğitim programına ait görüşler bulunmaktadır. Bir öğretmen olarak benim eğitim programına bakış açım teorikte ve uygulamada program olmak üzere iki farklı çeşittir. Teori de program anlayışım Tyler’ın bakış açısıyla hedeflerin olduğu fakat hedeflere ulaşmada Dewey’in anlayışı ile öğrencinin bizzat yaparak yaşayarak öğrendiği bir programdır. Fakat sistemin dayattığı uygulamadaki program ise konular listesi, zaman çizelgesi ve öğrenciden beklenen davranış değişikliklerinin listesidir. Genel olarak tanımladığımda öğrenci, öğretmen ve tüm paydaşların katılımıyla birlikte oluşturulan okul içinde ve okul dışındaki tüm süreci kapsayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder